Güvenlik ve gizlilik: gösterimi yeni meydan okumaları

Sıradaki içerik:

Güvenlik ve gizlilik: gösterimi yeni meydan okumaları

e
sv

Bilim ve din: Çatışma mı, uyum mu?

33 okunma — 12 Aralık 2022 17:27
Bilim ve din: Çatışma mı, uyum mu?

Bilim ve din: Çatışma mı, uyum mu?
İnsanlık tarihi boyunca ve bilim din arasında hep bir çatışma olmuştur. Belki de bu çatışma insanın hırsı, önyargısı ve de bir şekilde geleneklere ters düşmesinden kurtarır. Ancak son zamanlarda, ve bilim dinleri arasında daha fazla uyum vardır. Ayrıca bu iki alanda gruplar halinde düşünmeyi savunan pek çok eğitmen ve kurum mevcuttur.

Genel olarak bilim, doğadaki olaylar ve nedenlerini okumak ve yorumlamak için kullanılan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın temel amacı, eğer mümkünse, herhangi bir kişinin dini üstünlü gözlemlerini kanıtlamak veya reddetmek değildir. Bilim, dini doğru ya da yanlış olarak kullanımlarından, toplumsal yaşamdan yararlanmamızda bilgilerimizin kullanılmasını sağlar.

Din ise, insanlar tek doğru ya da başka bir tabirle kutsal olan anlatmakki inançları ve kabullerini kavramaya çalışmak için kullanılan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, insanların bir şeye veya başkasına karşı yükün elde edilmesini mümkün bilir, temel zorluklarla nasıl başa çıkacağını ve yürüttüğü sorunlarla nasıl başa çıkacağını, her ne pahasına olursa olsun, doğru yaptıklarını hatırlatır.

Görüldüğü gibi, ve bilim din her iki alan da insanın yaşamını kapsamlı bir şekilde yaymaktadır. Bu nedenle, bu iki alan arasındaki çatışmayı değiştirmek için, bunları karşılaştırıp karşılaştırarak hareket ettirilmelidir. İnsanlar her zaman her iki alanı birbirini tamamladığını anlamalıdır. İkisi de önemli bir biçimde, birbirine destek olabilirler.

Çünkü bu iki alan arasındaki uzlaşma ve tavizler sayesinde insanların hayatlarından yararlanacak kapsamlı anlayışlar kazanılabilir. Kimisi ekonomideki gelişmelerden, kimisi toplumsal sosyal değişikliklerden faydalanabilir. Farklı kültürlerin öğretileri nutuk çekilebilir.

Bilim ve din arasındaki çatışmanın, bir zamanların deneyimlerini sınırlayan sosyal ve kültürel önyargıların üstesinden gelinmesi zor olmayacaktır. Çünkü bilim ve din, toplu fayda sağlamak için geçerli ve önemli olmaktadırlar. Dolayısıyla, çatışmaların ortadan kaldırmak için kullandıkları basketbolu oynamaktan geri durmalıdırlar. Çünkü her iki taraf da karşı tarafı öğrenmeyi öğrenmeyi ve ortak çözümler ve kooperatif çözümler bulmayı arzulamalıdır.

Sonuç olarak, bilim ve din arasındaki çatışma geçmişte kaldı. Kelimeler, bunlar arasındaki uzlaşma ve tavizler sayesinde insanların hayatlarının kolaylaştırılması ve farklı kültürlerin öğretilerinin kalıcı olması mümkündür. Uyum, çatışmadan çok daha kapsamlı ve uzun vadeler sunarlar. Bu nedenle, her iki alan arasındaki uzlaşma, nezaketin daha iyi bir yaşam sürmesi için esastır. Bilim ve din arasındaki ilişki ve aralarındaki çatışma her zaman tartışılmaktadır. Yaklaşık yüzyıl önce, iki alan arasında çatışmalar, dünya görüşleri arasındaki farklılıklar nedeniyle büyümüştü. Bugün, söz konusu bağlar her zamankinden daha güçlü ve bazı durumlarda, bilim ile din arasında kesişme ve bağlar oluşmuştur. Bu makale, bu güçlü bağları açıklayarak, bilim ve din arasında çatışma veya uyumun ne olduğunu tartışmayı amaçlamaktadır.

Eski zamanlardan beri, bilim ve din arasında çatışma vardı ve 1920’li yıllara kadar devam etti. Einstein, bu alanlar arasındaki çatışmayı koşullarının çelişkili olması nedeniyle açıkladı. Bazı hümanist ve ateist görüşleri, yeni doğa bilimlerinin kuramları arasında arasında bir bütünlük arayışının önünü tıkadı.

Buna rağmen, günümüzde bilim ve din arasında, çatışmanın yerine, saygılı ve bir arada yaşama gücü yakalandı. Bu uyum, 2008’den itibaren The John Templeton Vakfı tarafından finanse edilen birçok projenin sayesinde oluştu. Dahası, dini liderler ve bilim adamları bir araya gelerek, diyaloga gittiler ve elleri ile ilgili alanlara ilgi gösterdiler. Örneğin, arkeoloji, mitoloji, dinler tarihi gibi alanlara etkili bir şekilde ilgi gösterildi.

Bu alanlarda yapılan çalışmalar aynı zamanda, dini kavramları güncel kuramlarla destekleyerek çoğul bilimsel yönelimler oluşturdu. Bu çerçevede, dini konular ve bilimsel teori arasında uyumu destekleyen yeni fikirler ve bu konu hakkında tartışmalar oluştu.

Sonuç olarak, bilim ve din arasında çatışma, ondalık yüzyılda büyümüştü ancak, bazı projeler sayesinde, iki alan arasında çatışmanın yerini uyum ve saygı almıştır. Uyum, yeni bir perspektif oluşturmak ve keskin bir görüş putu arayışının önünü kesmek için gereken zemini sağlamaktadır. Bu nedenle, bilim ve din arasındaki çatışma veya uyum, her zamankinden daha belirgin bir konudur ve bu konunun güncellenmesi gerektiği çok açıktır. Küreselleşme çağında, bilim ve din arasındaki ilişki söz konusu olduğunda, bu iki faktör arasında çatışmaya ya da uyumlu bir ilişkiye hakim olmasına ne denir? Bu tartışılmaz bir konudur çünkü her iki ilahi din arasındaki çatışma veya uyum arasındaki dengesizliği korur ve gelecek nesillerin hoşgörü ve çevreci davranışlarını tercih etmesini özendirir.

Günümüzde, geleneksel ve bilimsel anlayış çoğu insan için birbirinden çok farklıdır. Din, insanların peygamberler aracılığıyla kutsal ilahi konulardan ve kutsal kitaplardan öğrendikleri ve inandıkları kurallara dayalı bir anlayıştır. Bilim ise insanların ampirik ve kişisel deneyimleri aracılığıyla elde edilen deneyimler ile desteklenen ya da üzerinde katılım gösteren anlayıştır.

Bilim ve din arasındaki çatışmaya rağmen, bu iki anlayışın bedenlenmesi konusunda özendirici bir uyum izlenebilir. Örneğin, dinin konuştuğu ve iman edilen şeylerin, bilimsel temele dayanmadan konuşulduğu durumlarda bilimsel bulguları esnetebilir. Öte yandan, dinin konuşulan konularla ilgili bir dizi prensibi genel olarak bilimseldir ve herhangi bir bilimsel nedenle reddedilemez.

Her ne kadar iki taraf arasında olabildiğince sık çatışma ve tartışmalara sahne olsa da, insanoğlu bu iki faktör arasında gerçeğe karşı hakimiyet ve uyumla açık havada dans edebilecek kadar güçlü ve akıllıdır. İlaç, eğitim ve diğer bilimsel keşiflerin çok sayıda hizmet sunması, her iki dinar arasındaki barışın kuvvetlenmesinde önemli bir role sahiptir.

Kısacası, bilim din arasındaki çatışmanın çoğu zaman bazı bilimsel konular ve dini anlayışlar arasındaki çelişkilerden ve anlaşmazlıklardan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu nedenle, her iki alanda insanları yeni fikirlerle donatmayı ve diğer insanları saygıyla karşılamayı öğrenmek hem bilim hem de dini inançların uyumlu beraberliğini oluşturacaktır.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli