Avrupa’da Barok ve Rokoko dönemleri: saraylar, katedraller ve süslü tarzlar

Sıradaki içerik:

Avrupa’da Barok ve Rokoko dönemleri: saraylar, katedraller ve süslü tarzlar

e
sv

Sosyalizm ve komünizm: ideolojik savaşlar ve toplumların yeniden yapılandırması

33 okunma — 07 Aralık 2022 22:03

Sosyalizm ve komünizm: ideolojik savaşlar ve toplumların yeniden yapılandırması

20. yüzyılın başından bu yana dünya, toplumu yeni ideolojik çizgilerle yeniden yapılandırmayı amaçlayan bir dizi devrime tanık oldu. Bunların en önemlileri arasında, Rusya’da komünist yönetim çağını başlatan Bolşevik Devrimi ve komünist Başkan Mao Zedong’u iktidara getiren Çin Devrimi vardı.

Bununla birlikte, o sırada gerçekleşen büyük ölçekli sosyal dönüşüm girişimleri yalnızca bunlar değildi. Aslında, farklı hizipler hükümetin kontrolü için savaşırken, komünist yönetim altında olmayan birçok ülke de sosyal ve siyasi karışıklığın ortasındaydı.

Bu ideolojik mücadelelerin en önemlilerinden biri de Batı’da sosyalizm ile kapitalizm arasındaki mücadeleydi. Bu mücadele, komünist Sovyetler Birliği’ni kapitalist ABD ve müttefikleriyle karşı karşıya getiren Soğuk Savaş biçiminde doruk noktasına ulaştı.

Sosyalizm ile kapitalizm arasındaki mücadele sadece bir fikir mücadelesi değildi; aynı zamanda toplumun kontrolü için bir savaştı. Birçok yönden, toplumun ne olması gerektiğine dair iki farklı görüş arasındaki bir mücadeleydi.

Bir yanda, toplumu, tüm üyelerin ortak yarar için birlikte çalıştığı, işbirliğine dayalı bir girişim olarak gören sosyalist vizyon vardı. Öte yandan, toplumu en uygun olanın hayatta kalacağı ve ödülleri toplayacağı bir rekabet olarak gören kapitalist vizyon vardı.

Bu iki ideoloji arasındaki mücadele çeşitli şekillerde ortaya çıktı, ancak belki de en önemlisi Soğuk Savaş biçimindeydi. Bu, kırk yıldan fazla süren ve iki süper gücün, ABD ve Sovyetler Birliği’nin üstünlük mücadelesine kilitlendiği bir çatışmaydı.

Soğuk Savaş sadece iki ülke arasındaki bir mücadele değildi; aynı zamanda iki farklı yaşam tarzı arasındaki bir mücadeleydi. Üretim araçlarının özel mülkiyetine dayanan kapitalist yaşam tarzı ile üretim araçlarının kamu mülkiyetine dayanan sosyalist yaşam tarzı arasındaki bir mücadeleydi.

Soğuk Savaş, 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla sona erdi, ancak sosyalizm ile kapitalizm arasındaki ideolojik mücadele bugüne kadar devam ediyor. Birçok yönden, dünya hala kapitalizmi destekleyenler ve sosyalizmi destekleyenler arasında bölünmüş durumda.

Sosyalizm ve kapitalizm arasındaki ideolojik mücadele son yıllarda soğumuş olsa da, bugün dünyada hala çok canlı. Amerika Birleşik Devletleri’nde Donald Trump’ın seçilmesi ve Avrupa’da popülist hareketlerin yükselişi, bu iki ideoloji arasında süregelen savaşın sadece iki örneğidir.

Açıktır ki, sosyalizm ile kapitalizm arasındaki mücadele henüz bitmemiştir. Soru şu ki, bu mücadelenin sonucu ne olacak? Sonunda sosyalizm mi yoksa kapitalizm mi galip gelecek? Yoksa bir arada yaşayabilecekleri bir orta yol mu bulacaklar? Sadece zaman gösterecek.

Tarih boyunca topluluklar gelişmiş ve değişmiştir. Bu değişimin çoğu insanların ideolojilerinin ve zihniyetlerinin kalıplarıyla gerçekleşti. 20. yüzyılda, iki ana ideoloji – sosyalizm ve komünizm – birkaç hayati konuda karşı karşıya geldi.

Sosyalizm, toplumsal varlıkların ortak bir çıkara dayanmasına odaklanır. İdeolojiyi paylaşan toplum, eşit olarak ortak kurallara dahil olabilir ve kazançlarını paylaşabilir. Sosyalizmin amacı, özelleştirme ve kapitalizmi aramadan, toplumun ekonomik olarak da sosyal olarak da birbirini destekleyen temel bir komşuluk örgütlenmesini sağlamaktır.

Komünizm ise, toplumsal sınıfların değişimi vaadi ile büyük umutlarla karşılandı. Komünizm, her kesimden topluma eşitlik, fırsat ve refah sağlama iddiasıyla geldi. İdeoloji, tüm işçilerin mülkiyetinin ortak olarak kontrol edilmesi ve özelleştirmeden yönetilmesi üzerine inşa edilmişti.

Bu iki ideoloji arasındaki farklar gruplar ve devletler arasındaki savaşları tetikledi. Inançlarını savaşa götüren toplumlar, zihniyetlerinin karanlık tarafıyla da ortaya çıktı. Sonuç olarak, toplumsal kurallar toptan değişti ve yeniden inşa edildi.

İdeolojik savaşlar, çok sayıdaki toplumun yükselişi ve çöküşüne yol açarken, daha fazla insanların mücadelelerini denemeye cesaretlendirdi. 20. yüzyılın iki devasa ideolojisi, insanların zenginlik ve özgürlük arayışında önemli bir rol oynamıştır.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli